İşte Rusya'ya uygulanan yaptırımların tüm detayları: Batıyı da olumsuz etkileyebilir

İşte Rusya’ya uygulanan yaptırımların tüm detayları: Batıyı da olumsuz etkileyebilir

ABD’nin başını çektiği NATO ülkeleri, Ukrayna işgali nedeniyle Rusya’ya karşı ağır ekonomik yaptırımlara başvurdu. ABD ve İngiltere dün gece saatlerinde yaptığı açıklamalarla Rusya’nın finansal kuruluşlarına dönük yaptırımlarını açıkladı.

Yaptırımları açıklayan ABD Başkanı Joe Biden, yaptırımların Rusya’nın toplam servetinin üçte birini tutan ve ülkenin en büyük ikinci bankası olan VTB Bank’ın da aralarında olduğu dört Rus kredi kuruluşunu hedef alacağını belirtti.

Bu yaptırımların ekonomileri nasıl etkileyeceği ise merak konusu. Yaptırımlar Avrupa başta olmak üzere batılı ülkeleri de olumsuz etkileyebilir. Yaptırımların Rusya’ya da etkisi olacağı düşünülüyor ancak Rusya’nın güçlü ekonomik rezervleri göz önüne alındığında bir ekonomik çöküş olasılığının düşük olduğu düşünülüyor.

1 TRİLYON DOLARLIK VARLIK DONDURULDU

Söz konusu bankaların ABD mali piyasalarından dışlanması ve Biden’ın açıklamasına göre, ABD’de 1 trilyon dolara yakın varlığın dondurulması da hedefleniyor.

Varlıkların dondurulması; mal varlıklarının transferinin, dönüştürülmesinin ve devredilmesinin önlenmesi amacıyla mal sahibinin malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisinin kaldırılması veya kısıtlanması anlamına geliyor.

100’DEN FAZLA ŞİRKET HEDEF ALINACAK

ABD’nin açıkladığı bu önlemlerin yanısıra İngiltere Başbakanı Boris Johnson da Rusya’ya karşı yeni kapsamlı yaptırımları açıkladı. Johnson, VTB de dahil tüm büyük Rus bankalarının ve oligarkların varlıklarının dondurulacağını, Rus vatandaşlarının Birleşik Krallık bankalarında tutabilecekleri mevduat miktarını sınırlayacaklarını belirtti. Johnson ayrıca yaptırımların 100’den fazla şirket ve kişiyi hedef alacağını bildirdi.

Johnson ayrıca önümüzdeki günlerde, çeşitli yüksek teknoloji ürünlerinin ihracatı ile petrol ve gaz çıkarmaya bağlı ekipmanların ihracatını yasaklayan mevzuat duyurulacağını açıkladı. Bu kararın, ABD ile koordineli şekilde uygulanacağı belirtildi.

Johnson önceki gün de Rusya’nın en tanınmış oligarkları arasında yer alan Gennady Timchenko, Boris Rotenberg ve Igor Rotenberg’in yaptırımlar kapsamında İngiltere’de bulunan varlıkları dondurulmasını açıklamıştı. Yaptırımlara göre bu isimler İngiltere’de ticari ilişkide bulunamayacak ve İngiltere’ye seyahat edemeyecek.

Ancak batılı devletlerin aldıkları önlemler arasında Rusya’nın SWIFT sisteminden çıkarılması yer almadı.

“Dünya Bankalararası Finansal İletişim Topluluğu” anlamına gelen SWIFT sistemi, sınır ötesi ödemeleri hızlandırarak uluslararası ticareti kolaylaştıran bir sistem. Bu sisteme bağlı bankalar, sistem içindeki diğer bankalarla ödemeler için ilişki kurabiliyor. Mesajların güvenli olması sayesinde ödeme talimatları genellikle sorgulanmadan yerine getiriliyor.

Rus bankalarının SWIFT’ten çıkarılması halinde ülkenin dünya finans piyasalarına erişimi kısıtlanabilirdi. Ancak Avrupa devletlerinin bu önleme sıcak bakmadığı belirtiliyor.

BATIYA ZARAR VEREBİLİR

Avrupa devletlerinin Rusya’ya dönük yaptırımlar konusunda itidalli davranmasının nedeni ise Rusya’ya karşı alınan her önlemin kendi ekonomilerini de etkileme ihtimali. Halihazırda alınan önlemlerin de batılı devletlere zarar verebileceği düşünülüyor.

Rus bankacılık sektörünü hedef almak, Rusya’da iş yapan veya Rus bankalarında varlıkları olan firmaların aleyhine olan bir gelişme. Ayrıca yüksek teknolojili ürünlere yönelik bir ihracat yasağı da birçok batılı üreticiyi vurabilir.

Yine Avrupa’nın tükettiği doğalgazın yüzde 40’ının Rusya’ya bağımlı hâlde olduğu göz önünde bulundurulursa Avrupa ve Rusya arasında yükselecek gerilimin enerji arzında yaratacağı olası bir sorun doğalgaz fiyatlarını yükselteceği gibi, enerjide kullanılan diğer kalemlerin de pahalanmasına neden olabilir.

Ayrıca Rusya Dışişleri Bakanlığı, yaptırımla ilgili açıklama yaparak batılı ülkelere karşı kendi yaptırımlarını uygulamakla tehdit etti. Bu yaptırımların Avrupa’ya gaz tedarikinin azaltılmasını veya kapatılmasını içermesinden endişe ediliyor. Enerji fiyatlarındaki artışın sürmesi ise halihazırda yüksek enflasyonla boğuşan Avrupa ekonomilerini daha da zorlayabilir.

Ayrıca Rusya olası yaptırımlara karşı da rezervlerini uzun süredir yükseltiyor. Rusya Merkez Bankası tahminlerine göre, ülkenin Ocak cari fazlasının 2021’deki aynı döneme göre iki katından fazla artarak 19 milyar dolar ile rekor seviyeye ulaştığını tahmin ediyor.

RUSYA ÖNLEMLER ALDI

Ayrıca Rusya varlık fonunun elindeki dolar cinsinden varlıklarını sıfırlamaya çalıştığı ve ABD tahvillerine dolar cinsinden yatırım yapmayı bıraktığı biliniyor. Rusya Merkez Bankası’nın toplam rezervi işe 638 milyar civarında.

Genel dış ticarette doları devre dışı bırakmak da Rusların önlemlerinden biri. İsviçre Bankası UBS’in ekonomisti Anna Zadornova tarafından yapılan bir araştırmaya göre, doların Rus ihracat gelirlerindeki payı 2016’daki yüzde 69 seviyesindeyken 2021’in ilk yarısında yüzde 56’ya düştü. Euronun payı ise iki katına çıkarak yüzde 28 oldu.

Rusya’nın SWIFT sistemine erişimini kaybetmesi bu durumu tersine çevirebilirdi ancak Avrupalı ülkelerin bu konuya sıcak bakmaması sayesinde Rusya şimdilik bu tehlikeyi atlattı.

‘BU ADIMLAR EKONOMİK ÇÖKÜŞLE SONUÇLANMAZ’

Konu ile ilgili New York Times’a değerlendirmelerde bulunan, Paris Sciences Po Üniversitesi Ekonomi Profesörü Sergei Guriev, yaptırımların Rusya ekonomisine zarar vereceğini, ancak bunun “makroekonomik bir çöküşle sonuçlanmayacağını” söyledi. Guriev, Rusya’nın dev bir varlık fonu olduğunu ve merkez bankası rezervlerinin sağlam olduğunu hatırlattı.

Guriev, Batı, Rusya’nın makroekonomik istikrarını yok etmek için Rusya Merkez Bankası’na yaptırım uygulamalı, ayrıca enerji ihracatına İran tarzı bir ambargo uygulamalı” dedi. Ancak ABD yetkililerinin bu tarz adımları bulunmuyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.