Mehmet Şimşek’in etkisi ne kadar sürer?

Ekonomi yönetiminin başına Mehmet Şimşek’in gelip gelmeyeceği henüz netleşmedi. Seçim öncesi bu konuda kesin tavrını koyan Şimşek’in ikna olmak için belirli koşullar ileri sürebileceği dile getiriliyor.

T24 yazarı Çiğdem Toker, Erdoğan’ın Mehmet Şimşek ile çalışırsa kabul etmek zorunda kalacağı koşulları “Şimşek etkisinin ömrü ne olur?” başlıklı yazısında şöyle sıraladı:

“Uzun yıllar bakanlık ve başbakan yardımcılığı yapan Mehmet Şimşek, kendisine yönelen bütün ısrarlara karşın yakın zamana kadar siyasete yeniden geri dönmeyi düşünmediğini net biçimde duyurmuştu. Kulislerde yayılan ‘kabul etti’ iddiası yaygınlaşınca da akla bunun ancak belli koşulların sağlanması karşılığında olabileceği geliyor. Çünkü Şimşek hâlihazırda yerli ve uluslararası nitelikli birçok şirkete, kuruluşa stratejik danışmanlık hizmeti veriyor. Büyük şirketlerin satın alma, birleşme, devralma gibi operasyonel adımlarında yol gösterici çözümler sunma niteliği taşıyor.

Şimşek’in siyasi bir sorumluluk alması, esaslı bir psikolojik dayanıklılık süreci de gerektiriyor. Hazine ve Maliye’nin kumandasına geçmesi halinde olur da kendisine gündemden düzgün sorular yöneltebilecek gazeteciler ile karşılaşma zemini olursa, kendisine yöneltilecek ilk sorunun ‘Faiz sebep enflasyon sonuç tezine gerçekten inanıyor musunuz?’ olması sürpriz olmayacaktır.

Peki Erdoğan talimatıyla faiz arttırımına zinhar gitmeyen ve bu tutum dolayısıyla dengelerin bozan aktörlerden birine dönüşen bir Merkez Bankası orada öylece dururken Şimşek, aktif siyaset içinde büyük sorumluluk alır mı?

Çok zor. Bu durumda üç seçenek görünüyor:

-Şimşek bugüne kadar olduğu gibi kendi işleri ve işlerini yürütme biçimiyle ilgili küresel finans piyasalarındaki kredibilitesini önceleyerek ya görev kabul etmeyecek.

– Ya ‘vatanın menfaatleri her şeyin önünde gelir’ diyerek (Kulis haberi bu yöndeydi) isteksiz de olsa görevi kabul edecek ama elini taşın altına tam sokmayacağı, meseleleri yukarıdan gören daha steril bir pozisyonda konumlandırılacak.

– Ya da Erdoğan özellikle son iki yıla dair bütün ekonomi politikalarından nedamet getirip, sıkı bir maliye ve para politikası ile olması gerektiği gibi bir fiyat istikrarı politikasına razı olacak.

Memur maaş artışı, asgari ücrete temmuz artışı, kamu ihaleleri, altyapı projeleri, KÖİ projelerinden kaynaklanan ödemeler bütçenin manevra alanını bu kadar daraltmışken ek bütçe çıkarılacak mı, çıkarılmadan açık nasıl kapatılacak izleyeceğiz.” (HABER MERKEZİ)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir