BM’nin listesindeki HAMAS

İsrail, ABD, Fransa, İngiltere, Almanya için HAMAS bir terör örgütü. 

Meral Akşener ve sosyal medyanın muhalif görünümlü ırkçıları da aynı kanaatte. 

Fakat ortada küçük bir sorun var. Hem Avrupa Birliği (AB) hem de Birleşmiş Milletler (BM) HAMAS’ı bir terör örgütü olarak görmüyor! 

AB Genel Mahkemesi, Ekim 2014’te HAMAS’ın AB’nin terör örgütü listesinden çıkarılmasını istedi. Mahkemeye göre HAMAS’a 2001’den beri uygulanan yaptırımlar bağımsız bir soruşturmaya ve hukuki bir karara dayanmıyordu. O dönemde büyük tartışmalar yaratan bu karar 2017 yılında Avrupa Adalet Divanı tarafından bozuldu. Ancak AB’nin HAMAS’ı hukuk dışı bir yaklaşımla terör örgütü listesine dahil ettiği kayıtlara geçmiş oldu. BM ise HAMAS’ı hiçbir zaman terör örgütü listesine almadı. 

Gelelim bugüne… Çarşamba günü Rusya ve Çin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine HAMAS’ı kınamak için ABD tarafından verilen tasarıyı veto etti! Bu vetonun aynı günün sabahında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı “Batı HAMAS’ı bir terör örgütü olarak görüyor. HAMAS bir terör örgütü değil, topraklarını korumaya çalışan bir kurtuluş ve mücahitler grubudur” konuşmasından sonra gelmesi anlamlı. 

Dünyanın vicdan ve sağduyu yetilerini henüz kaybetmemiş liderleri ABD ve İsrail’in asıl derdinin Gazze ve HAMAS olmadığını anlamış görünüyor. ABD destekli İsrail propaganda makinesinin HAMAS’ı DEAŞ ile eşitleme çabaları aslında küresel aklın Ortadoğu’yu kendi çıkarları doğrultusunda dizayn etme planının bir parçası. Ama insanlık bu kanlı ve kirli oyuna karşı direniyor. 

Erdoğan’ın tek cümlesi Batı’nın HAMAS’ı DEAŞ’la bir tutarak İsrail’i aklama planını boşa çıkardı. Bu hamle o kadar etkili oldu ki, ses okyanus ötesinden geldi. ABD Kongresi Yunan Dostluk Grubu eş başkanları Chris Pappas ve Gus Bilirakis, ABD Dışişleri Bakanı Blinken’e Türkiye’nin HAMAS politikasını şikayet ederek bazı yaptırımlarda bulunulmasını istedi! 

ABD’li iki kongre üyesinin saçma sapan mektubu ve taleplerinin ciddiye alınacak yanı yok. Ancak küresel aklın HAMAS’ı bahane ederek hayata geçirmeye çalıştığı plan insanlık için gerçek bir felaket senaryosu. Eğer bu senaryo hayata geçerse Ortadoğu’dan başlayarak dünyanın kendileri açısından sorunlu tüm coğrafyalarını Gazze’ye çevireceklerinden hiç şüpheniz olmasın. 

Son bir not: Mehmetçik 2019’da Suriye’nin kuzeyinde YPG’ye operasyon başlattığında Netanyahu, Türkiye’yi etnik temizlik yapmakla suçlayıp, terör örgütüne yardım etme kararı almıştı. BM’nin terör örgütü kabul etmediği HAMAS’ı terörist ilan eden bizim siyaset esnafı acaba Netanyahu ile aynı çizgide buluştuklarının farkında mı? 

Filistin’i de konuşuruz Cumhuriyet’i de kutlarız

“Rumlar öyle meze yapar ki, helali hoş olsun, Kıbrıs’ı veresin gelir” diyen şahıs ve şürekası Cumhuriyetin 100.yılı öncesinde yine istim üzerinde. 

Bu sefer dillerine Filistin’i doladılar. İktidarın Gazze’yi bahane ederek Cumhuriyet’i kutlamayacağını iddia ediyor ve “Onlar Filistin’i konuşsun biz Cumhuriyetimizi” diyerek duyar kasıyorlar… 

Öncelikle hayırlı işler bol güneşler… Cumhuriyeti ve kurucusunu “Atatürk leblebiyi havaya atar öyle yerdi” düzeyinde anlattığı kitaplarına 100.yılda yenilerini eklemesini heyecanla bekliyorum. Özellikle imza günlerinden yansıyan görüntüler sosyolojik gözlem anlamında çok faydalı oluyor. Müteşekkirim… 

Bu arkadaşlar iyiler hoşlar ama tuhaf saplantıları var. Cumhuriyeti kutlamanın sadece kendi tekellerinde olduğunu düşünüyorlar. Oysa her yiğidin bir yoğurt yiyişi var. 

Cumhuriyete mesafeli olduğunu iddia ettikleri Erdoğan onlardan çok daha büyük bir coşkuyla kutluyor aslında Cumhuriyet bayramlarını… Ne mi yapıyor? 

29 Ekim 2013’te Asya ve Avrupa kıtalarını denizin altından birleştiren Marmaray’ı açmış mesala. 

29 Ekim 2018’de dünyanın sayılı havalimanlarından İstanbul Havalimanını hizmete sunmuş. 

29 Ekim 2021’de Atatürk Kültür Merkezini açmış… 

29 Ekim 2022’de Türkiye’nin elektrikli otomobili TOGG’un seri üretimini başlatmış. 

Bütün bunları yaparken Filistin’i de konuşmuş, mazlum milletlerin de sesi olmuş… Ekonomide, savunma sanayiinde, dış politikada “Tam bağımsız Türkiye” idealiyle hep koşmuş. Tıpkı Cumhuriyetin kurucusu Atatürk gibi… 

Üstelik sürekli ekonomik, siyasi, askeri darbelerle durdurulmaya çalışılırken başarmış bunları. Millet de bu gayreti görüp, takdir ettiği için her seçimde yetkiyi ona vermiş. 

Cumhuriyet zaten tam olarak bu değil mi? Millet tertemiz oylarıyla bağrından çıkan adamı seçiyor, o da millete hizmet ediyor. 

Cumhuriyeti kutlamak için ille de konser mi düzenlemek lazım? O da yapılıyor… İletişim Başkanlığı açıkladı. Türkiye’nin her yerinde Cumhuriyetin 100.yılı coşkuyla kutlanacak. 

Bu geçen yüzyılın tartışmalarını millet geride bırakalı çok oldu. Cumhuriyet de bizim Atatürk de… 

Nice 100 yıllara Türkiye… 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx